|
||||||||||||||||||||
|
Ana Sayfa | Özgeçmiş | Yayınlar| Fotoğraflar| Videolar| Basından |İstatistik | Linkler | İletişim | Sitene Ekle
| ||||||||||||||||||||
ARAMAEN ÇOK OKUNANLAR |
Bursa Ulu Cami
Bursa Çarşı da yer alan Erken Osmanlı Dönemi eseridir. Padişah camilerinin dördüncüsüdür. Minberdeki kitabede Yıldırım Bayezid tarafından 1400 yıllarında inşa ettirildiği yazılıdır.
Bursa Ulu Cami Bursa Çarşı da yer alan Erken Osmanlı Dönemi eseridir. Padişah camilerinin dördüncüsüdür. Minberdeki kitabede Yıldırım Bayezid tarafından 1399–1400 yıllarında inşa ettirildiği yazılıdır. Mimarı devrinin önemli ustalarından biri Antepli Abdülaziz Oğlu Hacı Mehmed’dir. ”Mevlid” yazarı Süleyman Çelebi, Ulu caminin imamıdır. Kabe kapısının örtüsü Yavuz Sultan Selim tarafından Ulu Camiye hediye edildiği rivayet olunur. Fotoğraf (1)-Bursa Ulu Caminin gece görünüşü… Bursa Ulu camiyi diğer büyük camilerden ayıran dört temel özellik şöyledir; 1-Osmanlı’da yapılan ilk Cami-i Kebir, (Büyük Cami) olmasıdır. 2-Yirmi Kubbeli olmasıdır. 3-İçinde büyük bir şadırvanı bulunur. 4-Çok zengin hat sanatı örneklerine sahiptir. (13 ayrı yazı karakteri ile 41 ayrı hattat tarafından yazılmıştır) Ulu Cami, doğu-batı yönünde, yaklaşık 55.00 x 69.00 metre ölçülerinde dikdörtgen bir alan üzerine inşa edilmiştir. Rivayete göre Karamanoğlu Mehmed Bey 1412 yılında Bursa Kalesi’ni kuşattığında caminin çevresine odun yığdırarak camiyi yakmak istemiş, bu nedenle de caminin düzgün kesme taşlı duvar kaplamalarında büyük hasar oluşmuştur. Hasarı gizlemek için sıvanan duvarlar, 1951–1959 yılları arasında yapılan onarımda kaldırılarak ortaya çıkarılmış ve yapının duvar kaplamaları yenilenmiştir. Fotoğraf (2)- Camiye Moğollar ve Karamanoğlu Mehmed Bey büyük zarar verdi.Caminin doğu, batı ve kuzey cephesinde birer taç kapı bulunmaktadır. Bunlardan en görkemlisi kuzey taç kapısıdır. Duvarlara ikişer sıra pencere inşa edilmiştir. Alt sıradaki dikdörtgen şekilli pencerelerin alınlıklarında birbirinden farklı düzenlemeler yapıldığı dikkati çeker. Fotoğraf (3)- En görkemli kapı, Kuzey Taç kapısıdır. Üzerinde iki sıra pencere bulunur. Kuzey cephesinin doğu ve batı köşelerinde birer minare vardır. Batı köşesindeki yapıya bitişik minare, sekizgen bir kaide üzerinde yükselir. Minarenin biri içeriden, diğeri dışarıdan iki girişi ve iki merdiveni vardır. Her iki merdiven de şerefeye kadar çıkmaktadır, ancak dıştaki kapıdan girilen merdivenden ayrıca çatıya da çıkılabilmektedir. Kitabesinden bu minarenin Yıldırım Bayezid tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Yapıya bitişik olmayan doğu köşesindeki minarenin, kaidesi Emir Hanı’nın ahır bölümü içinde kaldığı için ilk yapıyla birlikte inşa edilmediği öne sürülür. Fotoğraf (4)- (Miniatürk) Batıda bulunan minarenin altında sekizgen bir kaide var. Harim, haçvari şekilli on iki payeyi birbirlerine ve duvarlara bağlayan kemerlerle eş büyüklükte yirmi birime ayrılmış ve her birimin üzeri birer kubbeyle örtülmüştür. Kuzey taç kapısı ile mihrap ekseni üzerindeki birimlerden birinin üzerini örten kubbenin tepesi açık bırakılmış ve altına bir şadırvan yerleştirilmiştir. Harim, kubbelerin kasnakları ile duvarlardaki iki sıra pencereden ışık almasına karşın yeterince aydınlık değildir. Fotoğraf (5)- Cami içinde yer alan şadırvan… Mihrap, kıble duvarının ortasındadır. Dikdörtgen profilli mihrap nişi mukarnaslı bir kavsara ile örtülüdür. Zeynî Çelebi tarafından Mehmed adlı bir ustaya yaptırılan mihraptaki süslemeler 02 Mart 1572 tarihinde tamamlanmıştır. Mihraptaki boya ve yaldızla yapılmış süslemeler ise, 1905 tarihine aittir. Fotoğraf(6)-Mihraptaki boya ve yaldızla yapılan süslemeler 1905 yılına aittir. Kündekâri tekniğinin kullanıldığı ahşap minberdeki süslemeler, Anadolu Selçuklu dönemi süslemeleriyle benzerlik gösterir. Minberin yan aynalıklarında, çıtalar arasında kalan geometrik motiflerin içinde oyma tekniğinde yapılmış bitkisel örnekli süslemeler vardır. Kitabesinden Yıldırım Bayezid zamanında, 1400 tarihinde, Antepli Abdülaziz Oğlu Hacı Mehmed tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır. Tarihi minber üzerinde güneş ve galaksi sistemleri olduğu varsayılır. İddiaya göre, gezegenlerin büyüklük oranları ve yörüngeleri gerçek oranlarla örtüşüyor… Minberinin Doğu yakasında (mihraba bakan yüz) Güneş sistemi, Batı yakasında ise Galaksi Sistemi yer alırken evrenin kül olarak tasvir edildiği ileri sürülür. 602 yıllık tarihi minberdeki şekillerin bu tespiti doğruladığı iddia ediliyor. Minberin her iki yüzünde de şaşırtıcı şekilde birer evren krokisi vardır. Bu gerçek, “Sadece bir tesadüf mü, yoksa bu minberin banisi gerçekten bir astronomi hayranı mıydı? sorusunu çağrıştırır. Fotoğraf (7-8) -Ulu Cami Minberi üzerinde gezegenler, bulundukları konuma göre yer alır. Tek parça mermerden oyulmuş vaaz kürsüsü 1816 tarihinde; ahşaptan sekiz sütun ile taşınan müezzin mahfili ise 1549 tarihinde yapılmıştır. Fotoğraf (9)- Cami içindeki süslemeler dikkat çekicidir. Çok sayıda ayet ile Allah’ın Birliğini göstermesi yönünden (Vav) harfi kullanılmıştır. Camideki süslemeler kuzey taç kapısı, mihrap, minber ve harim duvarlarında yer almaktadır. Kuzey taç kapısında ve mihraptaki, bitkisel ve geometrik motiflerden oluşan süslemeler oyma tekniğinde yapılmıştır. Harim duvarlarının sıvaları üzerindeki, çok sayıda hat sanatı örneği bulunmaktadır. Caminin şadırvanı, yirmi kubbeli olması ve bitirilmesi konusunda çeşitli öyküler bulunmaktadır. Hacı İvaz ve Kara Oğuz’un da (Bugün tanıdığımız adlarıyla Hacivat ve Karagöz) caminin yapımında çalıştığı ve işçileri güldürüp oyaladıkları için Kara Oğuz’un öldürüldüğü iddia edilmektedir). Gönderen: Haldun Domaç
|
GALERi |
||||||||||||||||||